TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
GASTROENTEROLOJİ CERRAHİ KLİNİĞİ
KOLOREKTAL KANSER
Hazırlayan: Op.Dr.Gürel NEŞŞAR
Dünyada Mart ayı kolorektal kanser (kalın barsak kanseri) konusunda bilgilenme ayı olarak ilan edilmiş olup, bu konuda halkı aydınlatıcı çalışmalar yapılmaktadır.
Kolorektal kanser, erkek ve kadınlar arasında kansere bağlı ölümlerin sebepleri arasında üst sırada yeralmaktadır. Genel toplum gözönüne alınırsa, hayat boyu bir insanda bu kanserin gelişme riski %5’tir. Eğer ailesinde bu tür bir kanser varsa oran % 10-15’ e çıkmaktadır. Ülseratif koliti (iltihabi barsak hastalığı) olan kişilerde, ailesinde spesifik bir genetik mutasyon (genetik anormallik) olanlarda oran çok daha yüksektir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde, 2003 yılında yaklaşık 140.000 yeni kolorektal kanser vakası tespit edilmiş ve bunlardan 56.000 kişi hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu ülkede kolorektal kanser, akciğer kanserinden sonra 2. sırada ölümlere yolaçmaktadır. Ülkemizde de durum benzerdir.
Kolorektal kanser erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta görülmektedir. Ayrıca bu hastalık hiçbir belirti vermeden de gelişebilir. Genellikle görülen semptomlar şunlardır:
- Kanlı büyük abdest (gaita) yapma
- Dışkılama alışkanlığında değişiklik
- Normalden daha ince gaita çıkarma
- Genel mide şikayetleri (gaz,karında şişkinlik veya kramp tarzı ağrılar)
- Kusma
- İshal, kabızlık veya barsakların tam boşalmadığı hissi
- Sık gaz ağrısı
- Sebepsiz kilo kaybı
- Makattan kanama
- Devamlı yorgunluk
Kolorektal kanser erken safhada tespit edilirse %90 oranında tedavi edilebilmektedir. Kolorektal kanser gelişme riski yaşla birlikte artmaktadır. 50 yaş ve üzerindeki tüm erkek ve kadınlar kolorektal kanser gelişimi yönünden risk altındadır ve kontrol edilmelidirler. 50 yaş altındaki bazı insanlar da, eğer ailelerinde iltihabi barsak hastalığı; kolorektal kanser veya polip, yumurtalık, rahim ya da meme kanseri varsa daha yüksek oranda risk altındadır ve mutlaka kontrol edilmelidirler.
Kontrol için yapılması gereken testler nelerdir?
Günümüzde kullanılan metodlar gaitada gizli kan bakılması, rektoskopi (kalın barsağın son bölümünün makattan girilen 20cm. uzunluğunda alet yardımı ile gözle incelenmesi), çift kontrast baryum lavmanlı kolon tetkiki, sanal kolonoskopi (tomografi yardımı ile çekilen kalın barsak grafisi) ve kolonoskopidir.
Kolon ve rektum (kalın barsağın son bölümü) kanserini tespit etmede kullanılan en basit test, gaitada gizli kan bakılmasıdır. Uzun yıllardan beri yapılmakta olan basit ve ucuz bir testtir. Ancak test anında kanser ya da polibin (kanser öncüsü hastalık) kanıyor olması gerekir. Kanserin % 50’si ve polibin % 10’u bu testle tespit edilecek kadar kanar. Bu nedenle kesin teşhis koyabilmek için daha ileri tetkiklere ihtiyaç vardır. Son yıllarda gaitada tümör belirteçleri bakılarak daha yüksek oranda kanser tespit edilmeye başlamıştır ancak fiyatı yüksek olduğu için henüz rutin uygulamaya geçememiştir.
Sanal kolonoskopi barsak temizliğini takiben tomografi yardımı ile kalın barsağın incelenmesidir. Dezavantajı işlem sırasında tedavi yapılamaması ve fiyatının yüksekliğidir.
Rektoskopi ve kolonoskopi kalın barsağı gözle incelemeye yarar. Rektoskopi ile kalın barsağın son kısmı incelenirken, kolonoskopi ile yaklaşık 1.5 metre uzunluğundaki bütün kalın barsak incelenir. Hastaya bir zararı yoktur. Polip saptanacak olursa tümüyle çıkarılarak hasta tedavi edilir.
Eğer kanser saptanırsa biyopsi yapılarak cinsi öğrenilir ve tedavisi de buna göre yapılır.
Yukarıda belirtilen semptomlardan biri varsa veya hastalıkla ilgili daha geniş bilgi almak için polikliniğimize başvurabilir ya da elektronik posta gönderebilirsiniz.
gurelnessar@hotmail.com
|