Ana Sayfa
 
Web Mail Kullanıcı: Şifre:
Ana Sayfa | Site Ağacı |
TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ
Sağlıkta Öncü Hastane
Kolorektal Kanser Nedir?
 

KOLON ve REKTUM KANSERİ

Genel Bilgi

Amerika Birleşik Devletleri’nde Mart ayı kolon ve rektum kanseri konusunda halkı bilgilendirme ayı olarak ilan edilmiş olup, her yıl bu konuda halkı aydınlatıcı çalışmalar yapılmaktadır. Kalın bağırsak kolon olarak, kalın bağırsağın son 15 cm.lik bölümü ise rektum olarak adlandırılmaktadır. Kolon ve rektum kanseri, erkek ve kadınlar arasında kansere bağlı ölümlerin sebepleri arasında üst sırada yer almaktadır ve her iki cinste eşit sıklıkta görülmektedir. Bütün toplum göz önüne alınırsa, hayat boyu bir insanda bu kanserin gelişme riski % 5’tir. Eğer ailesinde bu tür bir kanser varsa oran % 10-15’ e çıkmaktadır. Bu hastalık hiçbir belirti vermeden gelişebileceği gibi aşağıdaki belirtilerden bir ya da daha fazlası görülebilir.

Genellikle görülen belirtiler şunlardır:

  • Kanlı büyük abdest yapma
  • Dışkılama alışkanlığında değişiklik
  • Normalden daha ince dışkılama
  • Genel mide şikayetleri ( karında şişkinlik, gaz ağrısı)
  • Kusma
  • İshal, kabızlık veya tuvalet sonrası bağırsakların tam boşalmadığı hissi
  • Sebepsiz kilo kaybı
  • Devamlı yorgunluk

Kolorektal kanser erken safhada tespit edilirse tedavi edilebilmektedir. Kolorektal kanser gelişme riski yaşla birlikte artmaktadır. 50 yaş üzerindeki tüm erkek ve kadınlar kolorektal kanser gelişimi yönünden risk altındadır ve kontrol edilmelidirler. 50 yaş altındakilerde eğer ailelerinde iltihabi barsak hastalığı, bağırsakta polip veya tümör, yumurtalık, rahim, mide ya da meme kanseri varsa daha yüksek oranda risk altındadır ve mutlaka kontrol edilmelidirler.

Teşhis

Günümüzde en sık kullanılan testler dışkıda gizli kan bakılması, rektoskopi  ve kolonoskopidir. Kolon ve rektum kanserini tespit etmede kullanılan en basit ve yaygın test, dışkıda gizli kan araştırılmasıdır. Uzun yıllardan beri yapılmakta olan basit ve ucuz bir testtir. Ancak test anında kanser ya da polibin kanıyor olması gerekir. Kanserin % 50’si ve polibin % 10’u bu testle tespit edilecek kadar kanar. Bu nedenle kesin teşhis koyabilmek için bu testle birlikte rektoskopi yapılması önerilmektedir. Son yıllarda dışkıda tümör belirteçleri bakılarak daha yüksek oranda kanser tespit edilmeye başlamıştır.

Rektoskopi ve kolonoskopi kalın bağırsağı endoskopik olarak gözle incelemeye yarar. Rektoskopi ile kalın bağırsağın son kısımları incelenirken, kolonoskopi ile yaklaşık 1,5 metre uzunluğundaki kalın bağırsağın hepsi incelenir. Hastaya bir zararı yoktur. Bu işlem sırasında polip denilen kanser öncüsü saptanacak olursa biyopsi yapılır ya da tümüyle çıkarılarak patolojik incelemesi yapılır. Patoloji sonucuna göre hastanın tedavisi yapılır.

Tedavi

Kolon ve rektum kanseri tedavisi, hastalığın evresine göre yapılır. Bağırsak duvarındaki yaygınlık derecesi ve bağırsak dışındaki bir organda tutulma olup olmadığını saptamak için ultrasonografi, tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme tetkiklerinden faydalanılır. Kolon kanseri eğer karaciğer, akciğer gibi başka bir organda yayılma yoksa ameliyat edilerek hastalıklı bağırsak çıkarılır. Kalın bağırsak tekrar birleştirilir veya karın duvarına bağlanır. Buna ostomi (ileostomi veya kolostomi) denir. Bu durum geçici veya kalıcı olabilir. Geçici olarak ostomi açılmışsa 3-6 ay içinde kapatılır. Patoloji sonucuna göre hastaya ek tedaviler verilebilir. Kolon kanserinde ek olarak kemoterapi (ilaç tedavisi), rektum kanserinde ise kolon kanserinden farklı olarak kemoterapi ile beraber radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanır. Son zamanlarda radyoterapi ameliyattan önce verilmeye başlanmıştır. Böylece tümör küçülmesi sağlanarak ameliyattan daha iyi sonuçlar alınmaktadır.

Eğer bağırsak dışında bir organda tutulma varsa hastalık Evre 4 olarak adlandırılır ve tedaviye kemoterapi ile başlanır. Hastanın kemoterapiye verdiği cevaba göre ameliyat planlanır. Bağırsak ile birlikte tutulan organ veya organlar çıkarılır, daha sonra kemoterapiye devam edilir.  

Takip

Ameliyattan sonra hastalar ilk iki yıl 3 ayda bir kontrol edilirler. Kanda CEA (karsinoembiryonik antijen) düzeyi, akciğer grafisi ve karın ultrasonografisi çekilir. Birinci yılın sonunda ek olarak kolonoskopi ile bakılır. İki yıldan sonra 6 ayda bir, daha sonra yılda bir defa kontrol edilir. Kanda CEA düzeyinin yükselmesi hastalığın nüks ettiği anlamına gelir ve PET tomografisi ile bütün vücut taraması yapılır. Duruma göre tedavi planlanır.

Doç.Dr.Gürel Neşşar

Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı

gurelnessar@hotmail.com

Tel: 306 1430



Güncel Haberler
 
Hastanemiz İletişim Bilgileri: Kızılay Sk. 06100 Sıhhıye, Ankara • Tel: 306 10 00 • Faks: 312 41 20
Her hakkkı saklıdır. © 2008 Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Basın Yayın Enformasyon Birimi Tarafından Hazırlanmaktadır.